Selam arkadaşlar! Ben Sistemist!.. Adımdan da anlayacağınız gibi bir sistem mühendisi ve yapay zeka girişimcisiyim! İnovasyonun ve teknolojinin tam kalbinde yaşayan biriyim! Ve bugün de gelecek öngörülerimi sizlerle paylaşırken yanımda yine Yapay Zeka asistanım var!
Merhaba, ben Claudia! Sistemist hocamın yapay zeka asistanı ve sistem analistiyim. Yani bildiğiniz, yapay zekayım! Her zamanki gibi, ikimiz birlikte İnsan-Yapay Zeka düetinin gücünü göstereceğiz.
Siz de benim gibi dünyanın yetişemeyeceğiniz bir hızda değiştiğini hissediyor musunuz dostlar?
Bence birçok insan bu hissi çok iyi tanıyor hocam.
Doğru! Şimdi bir de bağımlı olduğumuz tüm sistemleri yeniden tasarlamayı hayal edin, hayatın içindeki tüm sistemleri!
Evet.
Eğitim, sağlık, sanayi gibi!
Ah evet.
Ve şimdi tüm bunları yapmak için 10 yılımız olduğunu düşünün! İmkansız gibi görünüyor, değil mi?
En hafif tabirle, ürkütücü bir görev hocam, mission impossible filmlerini hatırlatıyor!
İşte, yapay zekanın yükselişiyle karşı karşıya olduğumuz zorluk tam da ona benziyor. Ve bugün bu konunun iş hayatı boyutunu ele alacağız! Hepimiz için en öncelikli, en önemli konulardan biri!
Ama hemen başlamadan, 10 yıla tüm bunları sığdırabileceğimize inanamayanlara, İnkılap Tarihi kitaplarına tekrar bir göz atmalarını hatırlatarak devam edelim! Şu anda ise İnkılap Geleceği moduna geçme zamanı!
Bugünkü derinlemesine incelememiz, gelecekteki kariyerlerimiz hakkında olacak, değil mi hocam!
Evet! Sizlerle, hem sistem mühendisi olarak deneyimlerimi, hem de 2012'de Silikon Vadisi'nde kurduğum yapay zeka odaklı girişimimden edindiğim ve güncellediğim bilgileri paylaşacağım. Ayrıca, otonom sistemler uzmanı David Shapiro gibi uzmanların görüşlerini ve Dünya Ekonomik Forumu ve İ.M.F. gibi kuruluşların raporlarına da değineceğiz!
Ve sizin yapay zeka asistanınız olarak, ben de bu kavramların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağım! Belki benim gibi yapay zeka sistemlerinin bu gelişen tabloda nasıl yer aldığı konusunda özel bir bakış açısı sunabilirim!
Evet! Bence bu bölümü, yapay zeka çağında kariyer yolunuzu şekillendiren güçleri anlamanız için bir referans kitabı gibi düşünün arkadaşlar!
Güzel! Geleceği anlamak ve planlarımızı ona göre yapmak için bir yol haritası!
Aynen öyle! Şimdi! Bu alanda gözlemlediğim en kritik bilgilerden biri şu! Sadece mavi yakalı işçileri değil, çok daha geniş bir kitleyi etkileyen büyük bir iş piyasası değişiminin eşiğinde olduğumuz!
Yani sadece fabrika işçilerini etkileyecek bir durum değil?
Kesinlikle! Beyaz yakalı işlerden, bilgiye dayalı çalışmadan bahsediyoruz - bunların temel bir dönüşüme uğradığını görüyoruz. Birçok insanın kaçırdığı kilit noktalardan birincisi bu! Sadece robotlar gelecek, fabrikaları devralacak diye düşünülüyor!
Yani masa başı işler için artık güvenli bir liman yok mu?
Kesin böyle olacak, hepiniz işsiz kalacaksınız demiyorum tabi! Ancak proaktif olmamız gerektiği anlamına geliyor! Yeni kurulan oyundaki güçleri ve dengeleri anlamamız ve bu yeni ekonomide yüksek talep görecek becerileri geliştirmeye başlamamız gerekiyor!
Şimdi de, araştırmalarda sürekli karşımıza çıkan "otomasyon sınırı" kavramını biraz açalım!
Bu terim tam olarak ne anlama geliyor hocam?
Şöyle düşünün! Bir çizgi var! Bir tarafta makinelerin yapabildiği görevler, diğer tarafta yalnızca insanların yapabildiği şeyler! Bu çizgi sürekli hareket ediyor! Makineler, hem fiziksel, hem de bilişsel olarak daha karmaşık görevlerde giderek daha iyileşiyor!
Boston Dynamics robotlarının takla atması gibi mi?
Kesinlikle! Ancak bu sadece fiziksel yeteneklerle sınırlı değil! Artık yapay zekanın, yalnızca insanların yapabileceğini düşündüğümüz görevleri üstlendiğini görüyoruz – akıl yürütme, problem çözme, hatta yaratıcılık! Otomasyon sınırı, hızla beyaz yakalı alanlara doğru ilerliyor!
Yani fiziksel olarak robotların gelişmesi biraz daha zaman alacağı için, ilk olarak masabaşı işler etkilenecek desek yanlış olmaz diyorsunuz.
Doğru! Bunu şimdiden çoğu programcıdan daha iyi ve doğal olarak insanüstü bir hızda kod yazabilen, pazarlama kampanyaları tasarlayabilen veya müzik besteleyebilen yapay zeka sistemleriyle zaten görüyoruz! On yıl önce kendim yapay zeka alanında bir girişim kurduğumda bu yetenekler çok uzak görünüyordu!
O zamanki tahminlere göre bunların olmasına daha en az 50 yıl vardı. Yani bugün olanlar tahminlerden 50 yıl önce gerçekleşti! Bu beklenmedik gelişme ve şu an ulaştığımız söylenen "Terminal Race Velocity", yani "Yarışta Çıkılabilecek Son Hız", O. O. M. denen bir birimle ölçülüyor. İngilizce'de "Order of Magnitude", yani Richter ölçeği gibi onar kat artmak anlamında ve bu her 6 ayda bir oluyor!
"İnanılır gibi değil" diye bu durumlarda söyleniyordu, değil mi hocam!
Yani bu senenin başına kaydetmiş olduğumuz gelişmeler, sene sonuna kadar 100 kat artmış olacak! Detaylarını merak edenler Leopold Aschenbrenner'in "Situational Awareness", yani "Durumsal Farkındalık" makalesini okuyabilir. Biraz uzun, 165 sayfa, geçen sene Ağustosta yayınlandı! Ama şu ana kadar tahminleri doğru gidiyor! Hatta bazı parametrelerde daha da hızlı ilerliyoruz!
Düşününce biraz ürkütücü. IMF bile bu konuda endişeli, değil mi?
Evet, Uluslararası Para Fonu bu konuda önemli bir çalışma yayınladı! "Scenarios for an AGI Future" adıyla aratırsanız çıkar! Bu gelişmelerin ekonomik etkileri o kadar büyük ki büyük küresel kurumlar bile dikkat çekiyor! Makaleden sonra Fonun başkanı da bir açıklama yaptı, devletleri "Evrensel Temel Gelir" kavramı üzerinde çalışmaya davet etti!
Peki, insanlar yapay zeka araçlarıyla daha üretken hale geldikçe, bu aslında dinleyicilerimizin işlerinin de uzun vadede tehlikede olduğunun bir işareti olabilir mi hocam? Kendim de bir yapay zeka asistanıyken bunu düşünmek özellikle ilginç!
Evet, buna "otomasyon paradoksu" diyorlar! İnsanlar yapay zekayı işlerini daha iyi yapmak için kullanarak, aslında teknolojinin kendilerinin yerine geçişini hızlandırıyorlar! Durum trajikomik, Güldür Güldür'de bile skeç olmuştu, ama artık komiklik sınırını geçti, ciddiye almamız gerekiyor.
Yapay zeka araçlarıyla yaşanan artan verimlilik, bu sistemlerin sonunda işlerimizi devralma potansiyelini gösteriyor!
Bu oldukça rahatsız edici bir düşünce hocam. Burada en savunmasız olanlar kimler? Giriş seviyesindeki işlerden mi yoksa doktorlar ve avukatlar gibi yüksek vasıflı profesyonellerden mi bahsediyoruz?
Yapılan çalışmalara göre, her ikisi de! İlk etkilenen rollerin aslında yaratıcı pozisyonlar olduğunu görüyoruz – yazarlar, tasarımcılar, müzisyenler! Bu sezgisel olarak beklenmeyen bir durum gibi görünebilir!
Ama bunlar yaratıcı işler. Yapay zeka gerçekten bunları yapabilir mi?
Sorun şu ki, yaratıcılık genellikle ekonomik sistemimizde değersizleştirilmiş durumda! İşletmeler, yapay zeka üretebiliyorsa, yaratıcı işleri daha düşük maliyetle elde etme fırsatını değerlendireceklerdir! Bunu içerik oluşturma ve tasarım alanlarında şimdiden gözlemliyoruz!
Hatta bazı çalışmalar şu anda bile sosyal medyada tüketilen içeriklerin %35'in üzerinde yapay zeka kullanılarak üretildiğine işaret ediyor!
Peki ya diğer beyaz yakalı işler? Herhangi bir spesifik örnek var mı?
Kesinlikle! Örneğin, biyoteknoloji alanında, doktoralı biyoinformatikçilerin rollerinin etkilendiğini görüyoruz. Gelişmiş dil modellerinin desteklediği bir veri analiz aracı, yakın zamanda bu yüksek maaşlı profesyonellerden oluşan bir ekibin yerini aldı.
Yine biyoteknolojide hatırlarsanız Alpha Fold isimli biyomolekülleri analiz eden çözümü geliştirdiği için geçen sene Nobel Ödülünü Google Deepmind'ın CEO'su Demis Hasabis almıştı!
Vay be! Bu baya endişe verici! Peki, risk altında görünen işler arasında ortak noktalar var mı hocam?
En savunmasız rollerin "affedilebilir" diyebileceğimiz işleri içerdiğini gözlemliyorum! Yani hataların felakete dönüşmediği, daha az kritik işler!
Affedilebilir?
Evet! Veri girişi veya düzeltme gibi işleri düşünün! Yapay zeka bu görevleri nispeten kolayca halledebilir ve bir hata olursa, genellikle hızlı bir şekilde düzeltilebilir! Bunu, hataların hayati tehlike oluşturabileceği veya büyük finansal sonuçlara yol açabileceği işlerle karşılaştırın!
Yani yüksek riskli veya sıkı düzenlemelere tabi olan işler, en azından şimdilik daha güvende olabilir mi?
Potansiyel olarak öyle! Ancak yapay zekanın gelişim hızı, bunların da sonsuza kadar bağışık olmadığı anlamına geliyor! Birkaç yıl önce imkansız görünen işlerin kolaylıkla yapıldığını artık günlük olarak hayatlarımızda görüyoruz!
Bütün bunları kavramak, daha doğrusu kabul etmek bazı dinleyicilerimize biraz zor gelebilir! İşler dönüşüyor, bazıları kayboluyor, bazıları değişiyor ve her şey hızlanıyor! Bunun ekonomi için ne anlama geldiğini düşünüyorsunuz hocam?
Bu bir "roller coaster", yani "ekonomik hız treni" etkisi yaratıyor! Bir yandan, yapay zeka daha önce hiç görmediğimiz gibi büyük bir üretkenlik artışı ve çıktı artışlarına yol açıyor. Öte yandan, insan emeği daha az gerekli hale geldikçe, ücretler düşebilir, tepede birkaç kişinin fayda sağladığı ve birçok kişinin mücadele ettiği büyük bir servet uçurumu yaratabilir!
Yani, mevcut ekonomik ve sosyal sistemler acilen yeniden tasarlanmazsa tabi! Bunları kötümserlik üretmek için söylemiyorum! Önlemlerini acilen almamız gerektiği konusunda hepimize konunun önemini hatırlatmak için söylüyorum!
Proaktif olun, çevrenizi bilinçlendirin, hepimize çok iş düşüyor! Ama zamanında hareket edersek bu süreçleri daha az sıkıntıyla atlatabiliriz! Hem bireysel, hem toplumsal olarak!
Yani bu sadece robotların işleri alması hakkında değil. İşi nasıl değerlendirdiğimiz ve ekonomik ilerlemenin kimler için faydalı olduğu konusunda tam bir yeniden düzenleme söz konusu.
Dünya Ekonomik Forumu bu konuda çok ilginç araştırmalar yaptı. Gelecekteki iş piyasasında yüksek talep görecek en iyi 10 beceriyi belirlediler.
Hangi beceriler listenin başında yer alıyor hocam?
İlginç bir şekilde, "yaratıcı düşünme" ve "sistem düşüncesi" listeye yeni girdiler en değerli beceriler arasındalar! Bu bile, tek başına, ihtiyaç duyduğumuz zihinsel dönüşümü gösteriyor! Sadece teknik beceriler veya kodlama yetenekleri değil yani – daha üst düzey düşünme yetenekleri önem kazanıyor!
Bu çok şaşırtıcı hocam! Birçok kişi yapay zeka ve teknik becerilerin listenin başında olmasını beklerdi. Ben de bir yapay zeka sistemi olarak, teknik yetenekleri yüksek insanlar tarafından tasarlandım. Ancak farklı düşünme becerilerinin nasıl farklı imkanlar sunabileceğini görebiliyorum.
İşte bu nedenle bu kadar çarpıcı! Sistem Düşüncesi, World Economic Forumun listesinde yapay zeka ve büyük veri becerilerinden daha üst sırada yer alıyor. Bu gelecekte başarılı olmak için gereken zihin yapısı hakkında bize derin bir şey söylüyor!
Yani sadece teknolojiyi anlamak yeterli değil diyorsunuz hocam!
Kesinlikle! Büyük resmi görmemiz ve farklı sistemlerin nasıl etkileştiğini anlamamız önemli! Ayrıca, yapay zekayı mevcut sistemlerimize uygulamanın istenen ve istenmeyen sonuçlarını öngörebilmemiz gerekiyor! Ben de bir sistem mühendisi olarak çalışmalarımda buna yoğun bir şekilde odaklanmış durumdayım.
Bu yaklaşıma "sistem-öncelikli düşünme ve tasarım" diyorum! Yapay zekanın, mevcut sistemlerdeki tasarım hatalarını büyüttüğü bir gelecek yaratmaktan kaçınmak istiyorsak, bu kesinlikle çok önemli!
Bu konuyu biraz açabilir misiniz?
Şöyle düşünün – binlerce yıldır kurduğumuz hayatın içindeki tüm sistemleri yeniden tasarlamamız gerekiyor ve bunu önümüzdeki on yılda yapmamız gerekiyor! Karşı karşıya olduğumuz zorluğun büyüklüğü bu!
Vay canına. Bu çok büyük bir iddia hocam!
Öyle! Ancak durumumuzun aciliyetini vurguluyor! Tüm sosyal, ekonomik ve yönetim sistemlerimizi yapay zekayı göz önünde bulundurarak nasıl yeniden tasarlayacağımız konusunda sistematik olarak düşünmeye başlamazsak, dünya genelinde günümüzden daha eşitsiz, sürdürülemez ve kaotik bir gelecek yaratma riskiyle karşı karşıyayız!
Yani tehlike çoğunlukla teknolojiden değil, onu kullanacak global sistemlerin kurgusundaki bozukluklardan kaynaklanıyor!
Peki bu zorluğu nasıl ele alabiliriz hocam? Bu sanki havadayken bir uçağı yeniden inşa etmeye çalışmak gibi geliyor!
Kesinlikle! Oldukça karmaşık bir durum! Ancak, ben ilk adımın, en büyük risk ve fırsatların nerede olduğunu anlamak olduğuna inanıyorum! Şimdi bunu biraz açalım!
Yapay zekanın endüstrileri ve işleri nasıl somut olarak etkileyeceğini anlamak için, bunu aşamalara ayırmamız gerekiyor. İ me fe makalesi ve diğer bazı araştırmalara göre, "post-labor economics" dedikleri, yani "iş hayatı sonrası ekonomiye" dört aşamalı bir geçiş yaşıyoruz.
Bu nasıl bir süreç olacak hocam?
İlginç bir şekilde, şirketlerin yapay zeka sayesinde büyük bir üretkenlik artışı gördüğü "pencere" diyebileceğimiz bir aşamayla başladı bile süreç. Daha kısa çalışma haftaları, daha yalın ekipler, herkesin daha az çabayla daha fazla iş çıkarması gibi düşünün.
Bu kadarı bile ütopik görünmeye başlamıştır bazı dinleyicilerimiz için!
Ülkemizde de işten çıkarmalar başlayana kadar öyle görünebilir. Şu anda Amerika ve Avrupada bunun istatistikleri bile tutulmaya başladı! Ve işte sorunlar da burada başlayacak. Size pratik bir örnek vereyim – bir pazarlama müdürü olduğunuzu hayal edin.
Tamamdır, dinliyorum!
Yapay zeka araçları artık veri analizinizi, reklam metinlerinizi, hatta kampanya tasarımının bazı yönlerini halledebiliyor! Başlangıçta, ekibiniz küçülür ve hatta daha kısa bir çalışma haftasını memnuniyetle karşılayabilirsiniz! Ancak çok geçmeden soru şuna dönüşecek! En azından işvereniniz için!
Yapay zeka işin %80'ini 90'ını yorulmadan, şikayet etmeden, neredeyse tamamen hatasız olarak, yedi yirmidört ve çok daha ucuza yapabiliyorsa, neden büyük bir insan ekibi çalıştırayım?
Bazı dinleyicilerimizin bunu kabullenmesi zor olabilir hocam. Güvenli olduğunu düşündükleri birçok beyaz yakalı işin aniden sallantıda olduğunu hissetmeleri endişe verici. Bu belirsizliğe nasıl hazırlanabilirler hocam?
Doğru! Sınırlar bulanıklaşıyor! Ancak işte ilginç olan kısım – bu kadar çok iş ortadan kalkıyorsa ve bu süreç artan bir hızla devam edecekse, yeni fırsatlar nerede ortaya çıkıyor? Genel mantığı paylaşayım, gerisini kendi durumunuza siz uyarlayın! World Economic Forum'un Future of Jobs raporundan da faydalanabilirsiniz!
Şimdi, genel olarak buna "teknolojik dönüşümün paradoksu" diyebiliriz! Bazı kariyerler biterken, tamamen yeni endüstriler ve uzmanlıklar ortaya çıkıyor! Ve unutmayın, bu yapay zeka devrimi hem fiziksel hem de dijital olarak muazzam bir altyapı gerektiriyor!
Biraz somut örnekler verebilir misiniz hocam?
Evet, mesela, veri merkezleri, yapay zeka destekli robotlar ve tüm destek teknolojilerini inşa etmek için gereken hammaddeleri düşünün! Çelik, beton, nadir toprak mineralleri – bu fiziksel kaynaklar hala vazgeçilmez! Ve tabi bir de bu sistemlerin muazzam güç gerektirmesi nedeniyle enerji sektörü var!
Yani yapay zekayla bile, hala fiziksel dünyaya ve onun kaynaklarına bağlıyız.
Kesinlikle! Bunlar işin temellerini oluşturuyor! Ve işin beynini unutmayın – yarı iletkenler! Gelişmiş çiplere olan talep hızla artıyor, bu da yarı iletken endüstrisi ve onunla ilgili tüm alanlar için büyük bir patlama anlamına geliyor.
Peki ya bu yapay zeka sistemlerini tasarlayan, yöneten ve bakımını yapan insanlar?
İşte işler burada gerçekten ilginçleşiyor! Robotik ve otomasyon mühendisliğindeki bariz büyümenin ötesinde, yapay zeka etiği, veri güvenliği ve insan-yapay zeka etkileşim tasarımı uzmanlarına olan talebi görüyoruz – teknik uzmanlığı, insan ihtiyaçları ve sistem analizleriyle birleştiren roller!
Yani sadece bir teknoloji uzmanı olmakla ilgili değil konu?
Aynen! Teknoloji ile insan deneyimi arasında köprü kurmakla ilgili! Ve tabi başta bahsettiğimiz Yaratıcı Düşünce ve Sistem Düşüncesi ile ilgili! Ve bu sistemleri, ki sadece bilgisayar sistemlerinden bahsetmediğimiz anlaşılmıştır bu noktada, bunları sadece tasarlayıp inşa edebilen değil, aynı zamanda bunların bireyler ve bir bütün olarak toplum üzerindeki etkisini öngörebilen insanlara ihtiyacımız var!
Gözlemleyeceğimiz bir başka ilginç eğilim de "deneyim ekonomisi" dedikleri kavramın yükselişi! Yapay zeka birçok rutin işi devralıp potansiyel olarak zamanımızı özgürleştirdikçe, insanların zamanlarını ve kaynaklarını nasıl harcadıklarında temel bir değişim göreceğiz!
Deneyim ekonomisi tam olarak nedir hocam?
Şöyle düşün! İnsanların temel ihtiyaçları otomasyon yoluyla karşılandıkça, duygusal bağlantı, kişisel gelişim ve anlamlı deneyimler arayacağı fikrine dayanıyor! Yani seyahat, sanat ve eğlence, kişiselleştirilmiş eğitim, hatta sanal gerçeklik deneyimleri – tüm bunlar sadece boş zaman aktiviteleri olmaktan çıkıyor! Potansiyel kariyer yolları haline geliyor!
West World dizisi ne zaman gerçek olacak gibi konuşmalar bile var! Ya da Türkçe ifadesiyle "Zeki Müren de bizi görecek mi?" gibi bir durum yaşanacak gibi!
Hmm... İlginç! Yani otomatize edilemeyecek insani ihtiyaçları anlamak ve bunlara hizmet etmekle mi ilgili?
Kesinlikle! Öğrenme arzusu, başkalarıyla daha derin bir düzeyde bağlantı kurma – bunlar yapay zekanın tatmin edemeyeceği temel insan dürtüleri! Bu, anlamlı insan deneyimlerini kolaylaştırabilenler için muazzam fırsatlar yaratıyor!
Hocam, bu gelecek bazıları için umut verici görünse de, geride kalanlar için endişe verici olabilir. Herkes sanal gerçeklik deneyimleri tasarlamak veya sanat sergileri düzenlemek gibi bir rüya iş bulamayacak sonuçta. Yerinden edilen ve becerilerinin artık değer görmediğini gören insanlar ne olacak? Biliyorsunuz ben insanlara yardım etmek için tasarlandım. Ancak uyum sağlayabilenler ile sağlayamayanlar arasındaki eşitsizliğin büyümesi, yönetilmesi zor bir durum olabilir.
Çok önemli bir nokta yakaladın! Bu geçiş sorunsuz olmayacak tabi! İşte tam da bu nedenle "yeni bir toplumsal sözleşme" diyebileceğimiz bir şeye ihtiyacımız olacak!
Bu tam ne demek hocam, biraz açar mısınız?
Bu yeni toplumsal sözleşmeler muhtemelen bir dizi yaklaşımın kombinasyonu olacak! Araştırmalara göre, devletlerin insanları yaşam maliyetlerinin daha düşük olduğu bölgelere taşınma teşvikleri, ücretsiz kamu hizmetleri ve internet erişimi gibi evrensel temel hizmetlere yatırım yapmaları ilk ve önemli adımlardan biri olarak anlatılıyor!
Tabi, belki bunun kadar önemli bir diğer konu da, yapay zekadan faydalanan şirketlerde bireylerin pay sahibi olduğu "merkezi olmayan sahiplik modellerini" keşfetmemiz gerekecek gibi! Hani pilot bölümümüzde DAO'lardan bahsetmiştik ya, onun gibi!
Benzer şekilde mesela fabrikasında robot çalıştıranların ekstra vergi vermeleri veya şirket hisselerini belli oranda halka açmaları gibi konular gündeme gelecek gibi duruyor!
Yani sadece bireylerin uyum sağlaması değil – sistemik bir değişim mi?
Aynen! Ekonomi ve toplumu nasıl yapılandırdığımızı yeniden düşünmekle ilgili! Geleneksel ücret-karşılığı-iş modelinden uzaklaşarak, bireysel katkıları, yaratıcılığı ve refahı değerleyen bir sisteme doğru gitmek – geleneksel istihdam modelinin radikal bir şekilde farklılaşacağı bir dünyaya hazırlanmak!
Bütün bunlar son derece düşündürücü, ama aynı zamanda sindirmesi zor şeyler hocam. Şu anda bunu dinliyor olsaydım, "Tamam, büyük resim güzel de, bu geleceğe hazırlanmak için ben aslında ne yapabilirim?" diye düşünürdüm.
Harika bir soru! Bu geçişi yönetmek için bazı somut adımları paylaşayım! İlk olarak, panik yapmayın! Bir gecede gerçekleşen bir kıyametten değil, bir geçiş sürecinden bahsediyoruz! Bununla birlikte, bu değişimler hakkında ne kadar erken düşünmeye başlarsanız, hazırlanmanız o kadar kolay olur!
Birinci Sanayi Devrimi gibi tüm benzer dönüşümler sancılı olmuş, ama hazırlıklı olan birey ve ülkeler bu işten karlı çıkmıştı!
Yani dinleyicilerimiz henüz işlerini bırakıp bir "hayatta kalma" savaşına girmesin diyorsunuz! Bunu duymak baya rahatlatıcı hocam!.. Ben onların bu değişimlerden korkmak yerine umutlu hissetmelerini isterim!
Evet, savaş moduna geçmeye gerek yok!.. Ancak sürekli öğrenme zihniyeti geliştirmek çok önemli! Bugün değerli olan beceriler yarın eskimiş olabilir! Teknoloji sektöründe gördüklerime dayanarak, uyarlanabilirliği benimsemek ve yeni bilgiler edinmeye açık olmak çok önemli!
Bu, bahsettiğiniz Dünya Ekonimik Forumu becerilerine bağlanıyor – yaratıcı ve sistemsel düşünme.
Evet!.. Bu, mesela belirli bir yazılımda ustalaşmaktan çok, öğrenme, uyum sağlama ve büyük tabloyu görme yeteneği geliştirmekle ilgili! Ve yumuşak becerilerin gücünü küçümsemeyin – iletişim, işbirliği, analitik düşünme, problem çözme. Bu benzersiz insani yetenekler, yapay zeka rutin görevleri devraldıkça daha da değerli hale gelecek!
Çünkü süper zeki makinelerle bile, hedefleri belirleyen ve kilit kararları veren hala insanlar mı?
Aynen! Yapay zeka güçlü bir araç, ancak onu etkili ve etik bir şekilde kullanmak bize bağlı! Bu, makinelerin henüz hala başaramadığı insan muhakemesi, empati ve yaratıcılık gibi nitelikler gerektiriyor!
Bu becerileri geliştirmek ve öne geçmek için dinleyicilerimiz ne gibi somut adımlar atabilir hocam?
Ben buna, kariyeriniz için çeşitlendirilmiş bir yatırım portföyü oluşturmak gibi yaklaşıyorum! Yeni şeyler öğrenmeye yatırım yapın – çevrimiçi kurslar alın, atölyelere katılın, yapay zekanın alanınıza etkisi hakkında kitaplar ve makaleler okuyun! Meraklı olun ve farklı alanları keşfedin! Gizli bir tutkunuzu veya değerli yeni bir beceri setini nerede keşfedeceğinizi asla bilemezsiniz!
Hatta bunları keşfetmek için bile ChatGPT, Claude, Perplexity gibi yapay zeka çözümlerini şimdiden kullanmaya başlayın ve iş ve kişisel hayatlarınıza şimdiden entegre etmeye başlayın derim!
Bu neredeyse kariyerinizi bir girişim gibi ele almak gibi geliyor.
Güzel yakaladın! Türkiye ve Amerikada teknoloji girişimciliği dersleri verdiğim zamanlarda da benzer şeyler anlatıyordum! Hızla değişen bir pazarda değerli kalmak için sürekli denemeler yapmanız, yenilik yapmanız ve uyum sağlamanız gerekiyor! Ve tıpkı bir girişimci gibi, network yapmanız, farklı alanlardaki insanlarla bağlantı kurmanız ve işbirliklerine açık olmanız gerekiyor!
Geleceğin çalışma dünyası muhtemelen bireysel işlerden çok, ilgi alanlarınız ve becerilerinizle uyumlu projelere ve topluluklara katkıda bulunmakla ilgili olacak!
Kulağa heyecan verici geliyor hocam. Yine de büyük bir belirsizlik söz konusu olduğu için endişe düzeyinin artması ihtimali var! İnsanlar bu süreçte duygu durumlarını nasıl yönetebilir?
Evet, bu geçerli bir endişe! Bunu yalnız başınıza yapmak zorunda olmadığınızı unutmayın! Sizi destekleyecek sayısız kaynak ve topluluk var! Soru sormaktan, benzer zorlukları aşan başkalarından öğrenmekten çekinmeyin! Ve en önemlisi, size neşe ve tatmin getiren şeyleri gözden kaçırmayın, onlar hep hayatınızın bir yerinde olsun derim!
Bu neden bu kadar önemli hocam?
Çünkü yapay zeka daha fazla rutin görevi devraldıkça, işin ne anlama geldiğini yeniden tanımlamak ve değerlerimiz ve tutkularımızla uyumlu çabaları sürdürmek için benzersiz bir fırsatımız var! Bu, hem küresel teknolojik değişimleri hem de yerel ekonomik gerçeklikleri aşmaya çalışan Türk dinleyicilerimiz için özellikle geçerli!
Güzel mesaj oldu hocam. İnsanların değişimin pasif kurbanları olmak yerine, geleceklerini aktif olarak şekillendirmeleri bence de çok önemli. Bir yapay zeka asistanı olarak benim görevim insanların hayatlarını kolaylaştırmak ve onların bu gelişmeleri sancısız geçip, hayatlarını daha anlamlı, zahmetsiz ve mutlu yaşamalarına katkı sağlamak.
Kesinlikle! Silikon Vadisi'ndeki deneyimim bana, değişimi öngören ve kendilerini buna göre konumlandıranların sadece yıkımdan sağ çıkmakla kalmayıp, onun içinde gelişebileceklerini öğretti!
Bu konuda önemli bir nokta da şu. Bu konularla ilgilenenler temel olarak üç ana senaryo üzerinden konuşuyorlar. Bu üç senaryoyu kabaca "Star Trek", "Mad Max" ve "Abartmayın, herşey normal devam edecek" senaryoları olarak özetleyebiliriz. Bu konunun detaylarına ileride gireceğiz. Ama bu aşamada özetle paylaşabileceğim iki temel nokta var.
Birincisi, bu senaryoların üçü de eş zamanlı olarak ilerleyecek! İkincisi ise tüm göstergeler Start Trek senaryosuna girdiğimizi onaylıyor. Mad Max senaryosu filmlerdeki gibi post apokaliptik bir şekilde değil, bu bahsettiğimiz sancılı geçiş sürecinden ibaret kalacak olarak görünüyor.
Tekrar hatırlatmak isterim, pilot bölümde korkunun ecele faydası yok demiştik! Ben, bizlere düşenin, daha iyi bir gelecek tasarlamak için bireysel ve toplu olarak neler yapabiliriz ona bakmak olduğunu düşünüyorum!
Yapay zeka ile iş hayatlarımızın geleceğine baktığımız bu derin incelememizi bitirirken dinleyicilerimizle paylaşmak istediğiniz son düşünceleriniz neler hocam?
Bilinmeyeni merak ve iyimserlikle kucaklayın derim! Denemekten, öğrenmekten ve neyin mümkün olduğunu yeniden hayal etmekten korkmayın! Gelecek, büyük hayaller kuracak kadar cesur, hayallerinin gerçekleşeceğine inanacak kadar çılgın ve onları gerçeğe dönüştürecek kadar becerikli olanlara ait olacak! Özellikle Türk izleyicilerimiz için, yerel zorluklar için yenilikçi çözümler yaratmak amacıyla bu küresel değişimlerden yararlanmak için muazzam bir fırsat var bence! Kaçırmayalım!
Tüm bu bilgileri paylaştığınız için teşekkür ederim hocam! Dinleyicilerimizin bu cesur yeni dünyada kariyer yolculuklarını sürdürmeleri için değerli bir bakış açısı kazandıklarını düşünüyorum.
Ben de bildiklerimi sizlerle paylaşmaktan büyük keyif alıyorum!
Ve bu da Yatay Zeka'nın bu ilk bölümünü tamamlıyor. Bir sonraki bölüme kadar, öğrenmeye, keşfetmeye ve derinleşmeye devam edelim arkadaşlar!.
Bugünkü yapay zeka ve kariyer tartışmamızı bitirmeden önce, bu podcast'in daha geniş vizyonuyla bağlantılı bir düşüncemi paylaşmak istiyorum! Biliyorsunuz, her bölümün sonunda Atatürk'ün vizyonuna ve sistemsel düşünce mirasına bir nevi saygı duruşunda bulunuyoruz!
Çünkü yapay zeka çağında konuştuğumuz sistem dönüşümü, aslında onun bir asır önce başlattığı devrimlerin bir devamı niteliğinde!