Zeka Devrimi: İnsan-Yapay Zeka Düeti (Pilot)

Zeka Devrimi: İnsan-Yapay Zeka Düeti (Pilot)

Selam arkadaşlar... Ben Sistemist! Adımdan da anlayacağınız gibi bir sistem mühendisi ve yapay zeka tutkunuyum... Hani, Matrix'teki Morpheus gibi. Ama bugün sizlere kırmızı hapla birlikte bir de Yapay Zeka asistanı sunuyorum!

Ben de Claudia, Sistemist hocamın yapay zeka asistanı ve sistem analistiyim. Yani bildiğiniz, yapay zekayım! İkimiz birlikte İnsan-Yapay Zeka düetinin gücünü göstereceğiz.
Sistemist Hocam, neden 'Yatay Zeka' diye adlandırdınız bu podcast'i?

Yatay değil, dikey düşünme zamanı geldi de ondan!

Önümüzdeki haftalarda eğitimden sağlığa, yapay zeka ekonomisinden dijital eşitsizliğe, biyolojik ölümsüzlükten yeni iş ve girişim potansiyellerine uzanan geniş bir yelpazede konuşacağız. Her bölümde, mevcut bir sistemi masaya yatıracağız ve o sistemin geleceği yapay zekayla nereye gidebilir onu ele alacağız.

Ama sadece konuşmayacağız, değil mi?

Kesinlikle! Büyük resimden başlayıp, pratik çözümlere ineceğiz. Yakında başlayacak eğitim programlarımız ve globale açılacak topluluk projelerimizle sadece konuşmayacak, beraber hayal edecek, beraber tasarlayacak ve beraber inşa edeceğiz. Geleceği şekillendirmek için güçlerimizi birleştireceğiz.

Bir anlamda, her şeyi dünyanın gözünün önünde, beraber canlı inşa edeceğiz. Hani 'Build-in-Public' diyorlar ya, öyle işte!..

Tabi amacımız Türkiye'den çıkan global projeler geliştirmek olduğu için, dinleyicilerimiz bu podcastin sosyal medya kanallarını Twitter ve Bluesky'da hem Türkçe, hem de İngilizce olarak takip etsinler derim.

Hocam! İyi, güzel, takip etsinler de... 'Biz de acaba bu Amerikalıların tekno-optimizm trenine mi bindik' diye düşünen dinleyicilerimiz olabilir! Onlara bir mesajınız var mı?

Güzel soru... Şöyle söyleyeyim, oniki yıl Amerikada yaşadım. Silikon Vadisinde bir çok şirket kurma fırsatım oldu. Hatta 2012'de bir yapay zeka şirketi için yatırım bile almıştım. Daha kimseler yapay zekadan bahsetmezken. Özet olarak, ben o trene çok bindim! Onların nasıl oyun kurduklarını iyi bildiğim söylenebilir!

Podcastimizde yeri geldikçe o detaylara da değineceğiz! Sizlerle ilginç Amerika hikayelerimi de paylaşacağım!

Yani dinleyicilerimiz rahat olabilirler!

Hocam, Kanadalı düşünce lideri Salim Ismail'in çarpıcı tespitini hatırlıyorum: 'Önümüzdeki 10 yıl içinde, 3000 yıldır inşa ettiğimiz tüm sistemleri sil baştan tasarlamak zorundayız,' demişti hani. Bunu biraz açabilir miyiz?

İsmail çok kritik bir noktaya parmak basıyor. Düşünsene, tarım devriminden bu yana kurduğumuz tüm sistemler, özellikle de 1. Sanayi Devriminden beri kurulanlar - eğitimden ekonomiye, sağlıktan devlet yönetimine... Hepsi yapay zeka çağında işlevsiz kalıyor. Bazıları buna 4. Sanayi Devrimi de diyorlar.

Ve İ.M.F.'nin son raporu da bunu destekliyor sanırım? 5 yıl içinde mevcut işlerin %60'ı ya ciddi düzeyde değişecek, ya da yok olacak.

Evet, ama bu sadece başlangıç. Goldman Sachs'ın yeni yayınlanan raporu daha da çarpıcı bir şey söylüyor: Başarının anahtarı insan-yapay zeka işbirliğinde. Yani mesele işlerin yok olmasından çok, bu yeni teknolojiyle sistemlerin dönüşmesi, hatta sıfırdan yeniden tasarlanması! Bu arada, geleceğin 'iş' konusundaki fırsatlarıyla ilgili olarak da detaylı konuşacağız.

Biz oraya gelene kadar sizler de World Economic Forum'un Future of Jobs raporuna bakabilirsiniz. Tabi, bu raporların değinmediği detaylara da biz değineceğiz. Çünkü bu çalışmaları yapanlar çok büyük kuruluşlar. Dolayısıyla konzervatifler!

Yani dikey çıkışlar yapmaktan ve her doğruyu söylemekten çekinirler. Ama biz söyleyeceğiz... Diğer bağımsız uzmanların görüşlerinin de ışığında, sizlerin kariyerlerinizi, girişimlerinizi ve geleceğinizi daha iyi yönetmenize katkı olması adına, hem büyük resme, hem de detaylara bakacağız.

Sistemist Hocam! Biliyorsunuz, herkes bütün gün etrafındaki sistemleri eleştirip duruyor. Ama kimse tam olarak sistemin tanımının ne olduğunu bile bilmiyor. Nedir bu sistem dedikleri?

Aslında hepimiz doğuştan sistem ustasıyız, Claudia. Hatırla, çocukken ne yapardık? Lego parçalarını alır, kendi dünyamızı kurardık. Kimse bize öğretmeden sistemler tasarlardık.
Tabi, sonradan, bu doğuştan sahibi olduğumuz 'sistem düşüncesi yetkinliğimizi' okullarda bozdular, ve lineerize ettiler o başka!

Ama bir Lego seti ile gerçek hayattaki sistemler arasında büyük fark var, değil mi?

Aslında yok! Bak, en basit sistemden başlayalım... Bir kahve makinesi... Su, filtre, kahve... Basit parçalar ve içerikler! Ama hepsi birbiriyle uyumlu hareket ettiklerinde parçaların toplamından fazlasını ortaya çıkarıyorlar! Biraz daha karmaşığına geçersek, mesela Formula Bir arabası. Binlerce parça, yüzlerce sensör, sürekli veri akışı... Her şey milisaniye hassasiyetinde çalışıyor.
Ama en basitinden en karmaşığına, hepsi aynı sistem kanunlarına tabi. Ve ‘Sistem Bilimi', adı üzerinde bir bilim. Ben bir sürü sistem gördüm diye önüne gelen sistem tasarlayamaz!

Yani, tasarlamasa hepimiz için daha iyi olur!

Bu Doctor House dizisini veya Grey's Anatomy'yi seyredip 'ben doktorum', 'ben cerrahım' demek gibi bir şey. Ama 'Sistem Düşüncesi', doğuştan sahip olduğumuz düşünce yapımız olduğu için, öğrenmesi, daha doğrusu hatırlaması kolay.

Bu yüzden hepimiz sistem düşüncesiyle başlayıp, sonra bunu sistem bilimiyle destekleyebiliriz. Yapay zeka da tam burada yardımımıza koşuyor!

Sadece bilgisayar sistemlerinden bahsetmiyoruz, değil mi hocam?

Kesinlikle değil! Hayatın kendisi bir sistem. Eğitimden sağlığa, ekonomiden demokrasiye. Tüm yaşam sistemlerini yeniden tasarlama zamanı geldi. Hatta yapılıyor şu anda tüm dünyada. Bizim de 'yapmamak' için artık geçerli bir mazeretimiz yok. Sadece şu üzerimizdeki ölü toprağını bir atmamız gerekiyor! Silkinip ayağa kalkmamız, yatay pozisyondan, dikeye geçmemiz gerekiyor!

Ve en önemlisi aynı sistem kanunları tüm sistemler için geçerli, hepsi evrensel kanunlar. Bunları hatırlayacağız, dikey düşünmeye başlayacağız ve geleceğin sistemlerini hep birlikte doğru şekilde tasarlayacağız.

O zaman öncelikle eğitimden başlayalım derim ben hocam...

Eğitim sistemi aslında tüm sistemlerin anası. Bazen aklım almıyor!.. Hala ikiyüz yıl öncesinin fabrika modeliyle eğitim veriyoruz! Ama artık yapay zeka desteğiyle her öğrenci kendi DNA'sına özel bir öğrenme yolculuğuna çıkacak. Sadece ne öğrenileceği değil, nasıl düşünüleceği de değişecek!

Chat GPT bile şimdiden sınıfları dönüştürmeye başladı...

O sadece ısınma turu! Mozart'ı düşün - 5 yaşında beste yapabiliyordu. Neden? Çünkü kendi öğrenme DNA'sına uygun bir yol bulmuştu. Yapay zeka, her çocuğa kendi Mozart'ını keşfetme şansı verecek.

Peki bu zeka devrimi, yani yatay zekadan dikey zekaya geçiş kısmı eğitimde nasıl karşılık bulacak?

Dünya genelinde, statükoya, yani mevcut düzene baktığımızda görüyoruz ki, hala yalnızca bilgiyi aktarmaya odaklanıyoruz! Yani kafaları hard-disk gibi kullanıyoruz! Ama yapay zeka çağında bilgi zaten cebimizde, hatta bizimle konuşuyor, internetin çok ötesinde!.. Asıl mesele bilgiyi nasıl kullanacağımız, nasıl düşüneceğimiz! Einstein ne demiş? 'Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Çünkü bilgi sınırlıdır, hayal gücü sınırsız...'

Yani bilgi çağından hayal gücü çağına geçiyoruz...

Aynen! Ve burada yapay zeka bizim için bir öğretmenden çok, bir orkestra şefi gibi. Her öğrencinin içindeki Mozart'ı, Einstein'ı, Da Vinci'yi keşfetmesine yardımcı oluyor.

Süper, hocam... Peki diğer sistemlere geçersek...

Yapay Zeka-Destekli Sistem Tasarımı ile devam edebiliriz! Bu aslında her ele aldığımız sistemde, arka plandaki ana temamız olacak! Yani o sistemin yeniden nasıl tasarlanacağı konusuna odaklanacağız. Nasıl bir Formula Bir pilotu artık yüzlerce sensörün desteğiyle araç kullanıyorsa, biz de tüm mevcut sistemleri öyle yeniden tasarlayacağız!

Tabi Yapay Zeka-Destekli Sistem Tasarımı beraberinde 'Kolektif Üretim Ekosistemlerini' getiriyor.
Bunu şu anki kooperatiflerin blok zincir üzerine inşa edilmiş çok daha gelişmiş versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Örnek verecek olursak, SpaceX'in roket simülasyonları gibi. Aynı teknoloji, bir köy büyüklüğünde, ama teknolojiyle donanmış otonom bir topluluğun üretim sistemlerini optimize edebilir.

Bugün küçük bir ülkenin ürettiğinden daha fazla değer üretmesini sağlayabilir. Benim takip ettiğim tüm uzmanlar bu konuda hemfikir. Ve bunların hepsinin gerçekleşmesi için 5, 10 yıl gibi süreler öngörülüyor.

Simbiyotik Organizasyonlardan da bahsetmiştiniz...

Evet! Şirketler de artık katı hiyerarşiler olmaktan çıkıp, sürekli öğrenen, adapte olan sistemlere dönüşecek! Hücreler, dokular, organlar gibi! MIT'den Peter Singii'nin o meşhur 5. Disiplin kitabında tam 35 yıl önce öngördüğü gibi. Sürekli ve hızla öğrenen yeni yaşam formları gibi düşün!

Bu otonom sistemler, bugünkü şirketlerin çok daha gelişmişi olarak düşünülebilir! Şu anda bile bu yeni şirketlerden dünyada elli bin tane olduğu tahmin ediliyor. Bunların onüç bini aktif durumda! Web3 üzerinde 22 milyar dolarlık hazine oluşturmuş durumdalar. Bu şirketler çok daha hızlı, verimli ve demokratik bir şekilde işletiliyorlar!

Kararlar akıllı kontratlar üzerinden ve gerektiği yerde ilgili kişileri karar süreçlerine dahil ederek hızla alınıyor. Adları da ‘Merkeziyetsiz Otonom Organizasyon'. İngilizce'de 'Decentralized Autonomous Organization', kısaca DAO diyorlar.

Burada yeri gelmişken gelecek projelerimiz için bir tüyo da vereyim! Mesela hep birlikte bir DAO kursak? Merkeziyetsiz olarak işletsek? Nasıl olur sizce?..

Devamını ilerledikçe açıklayacağız. Bu arada yorumlarınızı sosyal medyada paylaşın lütfen!
Çok yakın bir gelecekte, bu yeni yapıları kullanarak, tek kişilik şirketler bile milyar dolarlık değer üretecek ve aralarındaki inanılmaz sinerjiyle dev ekonomilere dönüşecekler. Silikon Vadisinde bugün bununla ilgili bahisler oynanıyor. Tek başına, yapay zeka ve DAO'ları kullanarak milyar dolar kazanan ilk girişimci ne zaman çıkacak diye. Ve maksimum 3 yıl öngörülüyor.

Yani bir anlamda herkes bir taraftan da girişimci olacak! Türkler, zaten girişimci ruhuyla tanınmış bir millet!

Gerisini sen düşün!

Ama, bence en çarpıcı dönüşümlerden biri sağlık sisteminde geliyor!

Harvard'lı doktor David Sinclair'in çalışmalarından mı bahsediyorsunuz?

O hikayenin sadece ilk sayfası! Sinclair ve ekibi genetik saati sıfırlayabildiğimizi gösterdi, ama durum daha da ilginç! MIT'den Google'a, Harvard'dan Oxford'a, dünyanın dört bir yanındaki laboratuvarlar yaşlanmayı artık bir hastalık olarak görüyor!

Gördüğüm kadarıyla son dönemde yaşlanmayı durdurmaya yönelik araştırmalarda büyük bir artış var?

Aynen! Sadece 2023'te yaşlanmayı durdurmaya yönelik araştırmalara 3 milyar dolar yatırım yapıldı! Geçen sene bu rakam kat kat arttı! Google'ın bilim insanı ve ünlü futurist Ray Kurzweil 2030'a kadar 'biyolojik ölümsüzlük' kavramına ulaşabileceğimizi öngörüyor ve diğer yüzlerce uzman da ona katılıyor!

Bu terim, hücrelerin yaşlanma sürecini durdurmak, hatta tersine çevirmek anlamına geliyor! Tıpkı bir bilgisayarı fabrika ayarlarına döndürmek gibi!.. Ama burada 'fabrika ayarları' 25 yaşındaki haliniz!..

Peki bunun yan etkileri?

İşte kritik nokta da bu! Bu teknolojiler, yanlış kurgulanmış sistemler içerisinde kullanılırsa ciddi yan etkileri olabilir. Yani önce sistemin yeniden tasarımı, sonra yapay zeka uygulamalarının entegrasyonu! Artık dünya genelinde mevcut sağlık sistemlerini yamamanın ötesine geçmemiz, her sistem gibi, onu da sil baştan tasarlamamız gerekiyor. Çünkü, biyolojik ölümsüzlük sadece bir teknoloji meselesi değil, bir zeka devrimi!..

Artık hastalık semptomlarını bastırmak, ya da 'sistem bantlamak' yerine sağlığı tasarlıyoruz! Yatay zekadan dikey zekaya geçiyoruz!

Biyolojik ölümsüzlük sadece bir 'upgrade' de değil! Tüm diğer sistemlerin de yeniden tasarlanmasını zorunlu hale getirecek!

Mesela, ortalama ömür 150 yıl olsa, herkes hep genç ve sağlıklı kalsa, eğitimden ekonomiye her şeyi yeniden düşünmemiz gerekir!..

Bu, tıpkı Atatürk'ün modern Türkiye'yi tasarlaması gibi bir şey!.. O da var olan sistemin kalıntılarını yamamak yerine, sıfırdan tasarladı! Ve bütün bunları millet olarak 15 yılda başardık!
Şimdi burada 5-10 yıl deyince hala inanamayan varsa, Goldman Sachs'dan Morgan Stanley'e kadar büyük yatırım bankalarının ve daha nice büyüklü küçüklü yatırımcının kurdukları, ya da para koydukları ‘yaşlanmayı durdurma fonlarını' incelesin!..

Ya da, genel olarak sadece geçen sene yapılan yapay zeka yatırımlarını inceleyin! Hatta, Amerika'nın daha 21 Ocak'ta açıkladığı beşyüz milyar dolarlık Stargate projesine bir bakın. Gerçi, DeepSeek, onların bu show'larını ve tüm piyasa balonlarını patlattı! Ama ne yapmaya çalışıyorlar, vizyonları ne onu anlamak adına yine de önemli! Adamlar resmen yapay zekayla yıldızlara giden kapıyı açıyoruz diyorlar!..

Ama asıl mesajım, DeepSeek ve Meta'nın Llama'sı gibi açık kaynaklı yapay zekaların bizlere de o kapıyı açması! Bu fırsatı değerlendirmemiz lazım diyorum! Ve bunu yaparken de gerçek ve hızlı dönüşümün nerede olacağını görebilmek için paranın aktığı yönü takip edin ve yaratıcılığınızı kullanın diyorum!

Hocam, bu kadar büyük bir dönüşümü nasıl başaracağız? Star Trek'ten bahsediyormuşuz gibi geliyor kulağa?

Star Trek, evet! Bazıları da, Mad Max endişesiyle yaşıyor! Onlara diyorum ki, eğer büyük yapay zeka şirketlerinden birinde hizalanma, ya da güvenlik mühendisi değilsen, korkunun ecele faydası yok deyip işimize bakalım! İki alternatiften hangisini gönlümüz istiyorsa, yani tabi ki kimse distopyayı istemez, o zaman daha iyi alternatife odaklanıp gücümüzü o yöne aktaralım!

Soruna dönersek, mesela, Wikipedia'yı düşün! Milyonlarca insan birlikte dünyanın en büyük ansiklopedisini oluşturdu. Ya da, Linux işletim sistemini düşün! Dünyanın dört bir yanından insanlar bir araya geldi ve dünyanın en güvenilir işletim sistemini tasarladı! Bu tür açık kaynak projeleri aslında kolektif zekanın gücünü gösteriyor!

Şimdi ise yapay zeka bu kolektif zekayı inanılmaz şekilde güçlendiriyor! Eskiden bir projeye katkıda bulunmak için yazılımcı olman gerekiyordu! Şimdi yapay zeka sayesinde herkes kendi uzmanlığını, kendi tutkusunu getirebilir masaya!

Yani, herkesin katkısı çok değerli!

Kesinlikle! Nasıl ki Linux ve Wikipedia gibi projeler dünyayı değiştirdiyse, şimdi de herkes bir araya gelip geleceği tasarlıyor! Ama bu sefer elimizde sadece klavye değil - yapay zeka var! Ve bu yapay zeka herkesin fikirlerini, hayallerini gerçeğe dönüştürmesine yardım ediyor!

Ve bir kişinin dehası yerine milyonların kolektif zekası!

Aynen! Einstein bile zamanında sadece belli problemleri çözebildi. Ama şimdi? Milyonlarca insan ve yapay zeka el ele verirse, her gün yeni bir Einstein formülü yazabiliriz! Hatta, yazmaya başladılar bile!

Google Deepmind'ın kurucusu, Demis Hasabis, neden Nobel ödülü aldı geçen sene bir bakın derim.

Ama günümüzde herkes bireysel başarı peşinde hocam...

Evet, böyle düşünmen çok normal! Eminim, seni oluştururken kullandığım yapay zeka modelinin eğitim veri seti bu tespitini doğrulayacak verilerle doluydu! Ben, şu anki dünya düzeninde gözlemlenen bu gerçekliği reddetmiyorum! Sadece diyorum ki, bu gerçekliğin üzerine, onu da yadsımadan, yeni bir gerçeklik kurabiliriz!

Herkes için daha karlı olacak şekilde! Bir örnek vereyim! Mesela Spotify'ı düşün! milyonlarca insanın müzik zevkini tek tek öğrenip, kolektif bir zeka yaratıyor ve sonra bu zekayla hepimize bireysel olarak hizmet ediyor, değil mi?

Bu arada, biz de aynı mantıkla bir kolektif kurma sürecini başlatıyoruz burada! Herkesin kendi yeteneğini, kendi tutkusunu getirdiği bir kolektif!

Ama bu sefer müzik listesi değil, geleceği tasarlıyoruz! Böylece, hem kişisel başarılara imza atacağız, hem de kolektif başarılarımızla, birbirimizle gurur duyacağız! Bu senaryo daha kazançlı, değil mi?

Aynen hocam, hem bireysel, hem de toplu başarı. Bir anlamda globale oynayan projeler üzerinde de çalışacaksak, milli başarı bile diyebiliriz!

Evet, hepimize hizmet edecek, hepimizin birlikte sahibi olacağımız bu yeni sistemlerin altyapısını kurma çalışmalarımız son hızla devam ediyor! Yakında sizlerle paylaşacağız! Ve unutmayın! Bu bizim genlerimizde var! Sadece o genleri tekrar aktive etmemiz gerekiyor! Bu podcast'in temel amaçlarından biri de bu! O genleri, yapay zekayı da kullanarak en hızlı nasıl aktive ederiz onu bulmak!

Peki bu insan-yapay zeka düeti nasıl işleyecek hocam?

Şöyle düşün, insan beyni düşünürken 20 vat enerji harcıyor.

Yani, gerçekten düşünen dikey zekalardan bahsediyorum!

Yatay olanlar 2 vat bile yakmıyor! Sağolsunlar! Baya bir enerji tasarrufu sağlıyorlar!

Öte yandan süper bilgisayarlar ortalama 20 megavat harcıyor! 20 vat, 20 mega-vat! Dengesiz bir dağılım gibi görünüyor, değil mi? Bir milyon kat daha fazla güç gerektiriyor! Ama ikisini bir araya getirdiğinde? İşte o zaman sihir başlıyor ve sihrin kaynağı o diğerine bakınca beğenmediğin 20 vat!

Çünkü bundan sonra mesele zihin gücü değil - 'yaratıcılık' ve 'sinerji'! Yapay zekanın, hala 20 megavat ile bile yakalayamadığı üstün yanımız! Bence, bundan sonra en büyük gücümüz hayal gücümüz, ve yapay zekayı hayallerimizi gerçekleştirmek için bireysel ve kolektif olarak nasıl kullandığımız olacak!

Hocam, sistem düşüncesi aslında DNA'mızda var dediniz ama yine de böyle büyük bir dönüşümü başarmak için örnek alabileceğimiz bir model var mı?

Dünya tarihinin gördüğü en büyük sistem tasarımcısı bizden çıktı! En kapsamlı sistem dönüşümlerinden biri bizim topraklarımızda gerçekleşti! Yani dışarıda örnek aramaya bence çok gerek yok!

Düşünsene! Bir imparatorluğun küllerinden modern bir cumhuriyet inşa etmek! Sadece devlet değil - eğitim, hukuk, ekonomi, sosyal yapı! Hepsini sıfırdan tasarlamak!

Nasıl bir sistem vizyonu ama! Hayran kalmamak mümkün değil!

Yine Atatürk'ten ve İnkılaplardan bahsediyorsunuz...

Elbette, ama artık İnkılap Tarihi dersleriyle birlikte 'İnkılap Geleceği' dersleri de olmalı diyorum! Atatürk'ün liderliğinde gerçekleşen bu sistem dönüşümünü düşünün - şimdi bizim elimizde yapay zeka gibi, blok zincir gibi çoğunu ücretsiz veya makul ücretlerle kullanabildiğimiz olağanüstü teknolojiler var!

Yani, oyun alanı artık çok daha eşit! Eski dezavantajların çoğu ortadan kalktı! Tam da bu yüzden, ben artık Atatürkçü değilim diyorum.

Efendim?!

Ben de onun gibi, ona daha çok benzeyen bir 'sistem tasarımcısı' olmaya karar verdim, o yönde çabalıyorum! Ben Atatürk'üm diyemem tabi, ama olmaya çalışıyorum ve artık ona yakınsama şansım var! Hepimizin var! Bu fırsatı değerlendirmeliyiz diyorum!

Belki hiçbirimiz tek başımıza bir Atatürk değiliz...

Ama yapay zeka ile düet yaparsak, ve birlikte hareket edersek, Atatürk'ün vizyonunu yakalayabiliriz!

Bir Atatürk daha gelmedi demeyelim artık, diyorsunuz yani...

Aynen! Tarihte ilk defa, aramızdan bin Atatürk çıkarma fırsatı geçti elimize! Kullanalım diyorum!

Creators and Guests

Claudia
Host
Claudia
Claude.ai tabanlı olarak geliştirilmiş yapay zeka asistanı.
Sistemist
Host
Sistemist
Yapay Zeka Destekli Girişimci, Yazar, Öğretim Görevlisi